Yetişkin Bir Çocuğun İzolasyon İhtiyacına Neden Olan Nedir?

Size “güvenli bir mesafe” olarak kabul ettiğiniz şeye güvenmemeyi ve onu korumayı ustaca öğreten işlevsiz, alkolik ve/yada fena niyetli bir yetiştirmeden çıktıktan sonrasında başkalarıyla bağlantı oluşturmak – yada en azından bunu halletmeye çalışmak – kimi zaman canlı bir kabloyu kapmakla eşdeğerdi. . Bu, en azından bunu halletmeye çalıştığınızda beyninizde oluşan patlayıcı elektrik çarpması hissini açıklamış olabilir. Travmatik yine sebebiyle erişim, beklenen rahatlığı değil, sizi erişkin bir çocuğa dönüştüren duygusal bir çöküntü elde etti.

“Alkoliklerin Erişkin Evlatları” ders kitabına gore (Dünya Hizmet Örgütü, 2006, s. 357) “Çocuklar alkolizmden yaralandıklarında ve acılarından kurtulamadıklarında”, “gerçeklerini inkar etmeye ve geri çekilmeye zorlanırlar. Çocukken bizlere zarar veren vakaları denetim etmekte aciz kalma deneyimi, bizi yalnızca başkalarından değil, kendi açıklığımızdan ve savunmasızlığımızdan da derin bir yabancılaşma duygusuyla karşı karşıya bırakır.”

İzolasyon, işlev bozukluğu hastalığıyla ilişkili sayısız ikilemeden biridir: Yalnız olmak acı vericidir, sadece başkalarına tamamen güvenmediğinizde ve istemeden ilerleyebilecek duygular ürettiğinde başkalarına yakın olmak daha da acı verici olabilir. huzursuzluktan kaygıya, baştan sona korkuya, başlangıçta onları uzak tutmanıza niçin olur ve sonunda onları kapatmak için sizi terk etmeye zorlar.

Bu duygulardan kaçınmak için uygulanan stratejilerden biri de mühim derecede bağımsızlığa ulaşmaktır. Ne kadar oldukça bilirseniz ve otonom olarak yapabilirseniz, başkalarına o denli azca güvenmeniz gerekir, böylece potansiyel olarak hoş olmayan etkileşimlerden kaçınırsınız.

Mesela, yüksek düzeydekilerin takdir edilen kabiliyetleri olarak algılanabilecek olmasına karşın, mesela, liderlik ve yönetim pozisyonları, aslen, bu tür insanların başkalarına olan bağımlılıklarını azaltabilmeleri için kazanılan becerilerden ve birikmiş bilgiden meydana gelen eksiklikler olabilir.

Gene “Alkoliklerin Erişkin Evlatları” ders kitabına gore (s. 219) “Birçoğumuz kendi kendine yeterlilik görünüşümüzü açığa çıkardı”: “Yardım istemekten korktuğumuz kamufle edilmiş bir yalıtım. kendimizden ve başkalarından açıkça saklanmak.”

Bir insan o denli kendine güvenir ve başkalarına güvenmez ki, aslen kalbine yıldırım benzer biçimde bir acı çarptığında, yardım etmesi için birine uzanma tehlikesini riske atmak yerine, onunla hayatta kalma şansını denemeyi seçebilir. onun haricinde.

Bazı yönlerden erişkin bir çocuk, yardımını en oldukça vermesi ihtiyaç duyulan kişilerden, kısaca ebeveynlerinden yardım isteyememesi gerçeğiyle yaratılmıştır. İronik olarak, ilk etapta ona gerekseme duymasının başlıca sebepleri onlardı. O halde, niçin dış dünyada onu tanımayan ve bilhassa ona hiçbir şey borçlu olmayanlar, yedek ebeveyn olarak hizmet edip, gerçeklerinin açıkça yapamadığı yardımı sağlasınlar diye düşündü?

Hakikaten de, onların yalnızca bu desteğe duyulan ihtiyacı tetikleyenin ötesinde ek hasar vereceğine inanabilir. Onun “ebeveyn” tanımı, güvenli ve şefkatli çocukluklardan doğanlardan hızla farklılaştı.

“Alkoliklerin Erişkin Evlatları” ders kitabına gore (s. 342) “(Biz) başkalarından kaçınmak için oldukça süre harcamış olabiliriz”. “Kendimizden ve yaşamdan soyutlama edip kaçtık. Devamlı soyutlama etmek için süre harcadık.”

Kelimenin geleneksel tanımıyla sınırlandırılamayan yalıtım, şu anda çevrenizdeki kişilerin sayısına değil, bağlantı kurabileceğiniz kişilerin sayısına bağlıdır. Yetiştirilme tarzınızla ilgili negatif koşullar sebebiyle, bu düşükten sıfıra bir sayı oluşturabilir. Mesela, Yeni Yıl Arifesinde Time Square’de durup ışıklı dikilitaşın senelik inişini bekleyebilirsin; gene de kuramsal olarak yalnızmış benzer biçimde hissedin. Bu yüzden yalıtım, kesinlikle fizyolojik değil, duygusal ve ruhsal bir bağlantının eksikliğinden doğar.

Bağlanma bozuklukları, dengesiz ve kimi zaman zararı dokunan yetiştirilme tarzınız tarafınca yetiştirildi. Sizinkini sokmaya yönelik tüm girişimlerinize karşın, fişinizi çeken anne babanızdı. Hakikaten de, bunu her denediğinizde, büyük olasılıkla yuvalarını boş ve reddedici buldunuz. Sizi tehlikeyle karşılamasalar bile, kesinlikle terk ederek karşıladılar, sizi zamanını ve dikkatini harcayacak kadar mühim yada kıymetli olmayan istenmeyen bir yük olduğunuz sonucuna varmanızı sağladılar.

Her halükarda, daha azca, eşit düzeyde ve bilhassa sempatik olmadığınızı ima ettiler. En azından, onların size karşı tutumlarını büyük olasılıkla bu şekilde yorumladınız.

Bu görünmez duvar sizi ayırmaya ve şiddetle gereksinim duyulan ebeveyn bağını engellemeye hizmet etti, bununla beraber paradoksal bir halde sizi gerçek benliğinizden ayırmaya da hizmet etti ve içsel bir bölünmeye yol açtı.

“Adult Children of Alcholics” ders kitabına gore (s. 358) “Kafa karışıklığı ve acıyla yaşamı sürdürmenin kafa karıştırıcı etkilerinden kendimizi korumak için”, “duygu ve duygusuz bir benliğe bölünür ve kendimizi kendi kırılganlığımızdan soyutlarız. Tecritten kaçma isteği ile tanıdık acı hapishanemizde güvenli bir halde saklanma ihtiyacı içinde gidip geliriz… İzole edilmiş depresyonun derinliklerinden, dış dünyada yardım bulmaya yönelik deli girişimlere doğru sallanırız.”

İşlevsiz, alkolik ve istismarcı yetiştirme, bebeklikten yetişkinliğe yuvarlanan ve devamlı büyüyen bir kartopunun çekirdeği haline gelir ve bilmeden benimsemeye zorlandığınız hayatta kalma odaklı davranış özelliklerini doğurur. Utandın, kendini öbürlerinden aşağı hissettin. Ebeveyn ihaneti ve zarar verici güvensizlik, hayatınızı üstüne oturttuğunuz zayıf ve kolayca parçalanabilir bir temel oluşturdu. İzole ve başkalarının tertipli ve zahmetsizce zevk almış olduğu şeylerden hisse alamamak, yetersizlik duygularınızı güçlendirdi ve utanmanız için ek katmanlar ve nedenler sağlamış oldu.

Susturulmuş, sıkıştırılmış ve içine gömülmüş, kim bilir hemen hemen bebeklik çağlarında olan üç yaşlarında, maruz kaldığınız tehlikeden içsel olarak kaçmak için yaratmaya zorlandığınız kozalanmış iç çocuktur.

Gerçek benliğinizi ve onun içsel, Tanrı vergisi bahşedilişlerini temsil etmesine karşın, erişilemez ve hafızanızın ve hatta farkındalığınızın ötesinde kalır, uzun süredir başkalarıyla bağlantı kuramayan düzmece yada düzmece benlikle değiştirilir, böylece ayrılığınızı ve izolasyonunuzu artırır.

Aşk genişler, size olduğunuzdan daha fazlasını verir. Utanç sözleşmeleri, ne olduğunuzu elinizden alıyor. Her ikisi de ebeveyninizin haiz oldukları ya da haiz olmadıkları şeylerden doğar ve bundan dolayı onların yansımalarıdır. Onların fidesi olarak, o aşırılıkların sıklığına ve doğasına bağlı olarak ya duygusal ve ruhsal olarak büyüdünüz ya da küçüldünüz.

Erişkin çocuklar, devasa bir yapbozun tamamlanmamış parçaları benzer biçimde hissederler. Masanın üstünde bir yerde bulunsalar bile, ne boşluklara uyduklarına ne de hak ettiklerine inanırlar ve bundan dolayı büyük resmi tamamlamada hiçbir amaç sağlamazlar.

Itimat eksikliği sebebiyle bütünden kopmuş ve kutunun içinde bir yere saklanarak soyutlama edilmiş durumdalar, her iki olgunun da orijinal, sadece hala çözülmemiş, ebeveyn kaynaklı travmaların tekrarlanmasından kaynaklandığının bilincinde değiller. Üç yaşlarında olan, bilinçaltında hala 53 yaşlarında olabilir ve şimdi erişkin bedenleri olan şey, hala zamana bağlı çocuklarını psişelerinde barındırıyor.

YORUMLAR

Bir cevap yazın